Hakkımda

Fotoğrafım
hayal ettim,hayalimin önündeki manileri tespit ettim.manileri kaldırdığımda hayalim kendiliğinden gerçekleşti..

18 Mart 2014 Salı

18 Mart



"Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sessizlik içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."
                                                                                                                  

6 Mart 2014 Perşembe

Günlerden Mülakat

 Gelir Uzman Yardımcılığı; geçen yıl kazandığım ilk yazılı sınav, ilk mülakat deneyimim ve ilk heyecanımdı. İzmir'i istedim hayaller kurdum. Tüm ilçelerini araştırdım. İzmir güzeldi zaten daha da güzelleşti gözümde. O kadar heyecanlıydım ki mülakat salonunun önünde beklerken, içeri girince kendimi tanıtamamaktan, titreyen bir ses tonuyla konuşmaktan korkuyordum. 1. komisyondaydım ve söylentilere göre alınma şansı yüksek olan adayları 1. komisyonda "Gelir İdaresi Başkanı" bizzat görmek istiyordu. Daha da umutlandım. Tüm rakamlar, tüm isimler, yaşadığım her şey bir işaretti sanki. Korktuğum gibi olmadı; içeri girdim, derin bir nefes aldım ve güzelce tanıttım kendimi. Kalbim o kadar hızlı atarken kurduğum her cümle bir başarıydı. Üstüne bir de, bir yıldır çalıştığım ve ucu bucağı olmayan derslerden yalnızca 3 ya da 4 soru sorulacaktı. Hazırdım kendimce. İçten içe korktuğumu itiraf etmeliyim tabi. Bilgi eksikliğinden değildi korkum, en iyi cümleleri kurmak istememdendi sadece. Sorulan sorulara verdiğim cevaplarla komisyonu etkilemeliydim. Güzel bir deneyimdi, odadan dışarı çıktığımda hala bacaklarım titriyordu. İzmir hayalleri kurmaya devam ettim. Sonuç olarak yedek listede 50.sıradaydım. Gelmesi güç bir sıraydı. Teselli ettim ailemi,arkadaşlarımı. Olacaktı eninde sonunda. Daha çok hırslandım. Daha çok çalıştım. Bilgilerimi derinleştirdim. Belirsizliklerimi yendim, çalışmayı seviyordum. Gece gündüz demeden çalıştım. Başka ne işim vardı ki zaten, amacıma ulaştığımda her zorluk unutulurdu ne de olsa. Motivasyonum yüksekti. Derken sınavlar sınavları kovaladı. Önceleri heyecanlıydım sonra hırslı daha sonra ise sadece endişeliydim. Neden olmuyordu ki. Ne eksikti, oturmamdan kalkmama her şeyime dikkat ediyordum. Cümlelerimi seçerek konuşuyor, hem heyecanımı hem de isteğimi göstermeye çalışıyordum. 
Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı misali düşündükçe içime kapandım. Kimseyle konuşmak istemedim. Ailemi üzdüğümü farketsem de engel olamadım kendime. Hırçınlaştım, öfkenlendim ama hiç ağlamadım. Ve öyle bir zaman geldi ki ağlamadan duramadım. Duyduğum her şeye, okuduğum her cümleye ağlar oldum. İçim boşalana gözlerim kuruyana kadar ağladım. 
Sonra ağlamaktan da vazgeçtim. Tekrar sarıldım umutlara. Vazgeçmek olmazdı bu kadar çabadan sonra. Artık hayal bile kuramam sandığım günlerde, silkindim ve hayal kurmaktan korkmamaya karar verdim.  İlk fırsatı değerlendirip, geçtim mülakat komisyonun karşına. Bu sefer İstanbul için hayaller kuruyorum. Öyle bir noktadayım ki hayaller kuruyorum, hayat bana o hayalleri yaşatsa da kuruyorum, yaşatmasa da..
Şimdi İstanbul için girdiğim mülakat sonucunu bekleme zamanı...

11 Şubat 2014 Salı

Bilmiyorum diyeceksin, bilmediğinde ve çok normal olacak bilemediğin…

Basit yaşayacaksın basit,
Mesela,susayınca,su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın,
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi.
Sevince, lafı dolandırmadan söyleyeceksin,
Seni seviyorum gibi..
Basit bir öpücük yetecek sana,
Basit, sıcak bir öpücük ve o öpücükle dolacak tüm günlerin.
O öpücük için yapacaksın,hayatının kavgasını,
O öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana,rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış, eğri büğrü bir mektup olacak.
En değerli kağıdın, hep yanında taşıdığın,atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak,uyanman ve sokağa çıkman arasındaki süre…
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman,
Kendin bile, anlayabileceksin yazdıklarını,
Bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak,
Kaf dağının, önünde bekleyecek mutluluklar,
Bir ıslıkta bulabileceksin,en uzun dostluk romanını,
Ya da, bir damla gözyaşı yaşatacak sana,hayatının en ucuz romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin, kapatırken gözlerini.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın,
Nasıl oturacağını, bilemediğin sofrada,
Parmakların en kıymetli çatalın.
Yine aynı parmaklar çözecek,en karmaşık denklemleri.,
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana kontrplak bir gitarda,
Doğru basılmış bir fa diyezin mutluluğunu,
Parfümün temizlik kokacak,
Bilmiyorum diyeceksin, bilmediğinde ve çok normal olacak bilemediğin…
Saatin sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın basit
Sanki bir gün yaşamın sona erecekmiş gibi basit,
Çay, Simit ve Peynirle…(N.H.)

8 Ocak 2014 Çarşamba

Evrenden Torpilim Var




 Hayatın tek amacı deneyimlemek ve keyif almaktır.. Gülümsediğiniz, zevkten dört köşe olduğunuz, umutla geleceğe baktığınız, sevgi ile ...

İstemek Yapmanın Yarısıdır
Evren ile istediklerimiz arasındaki gizem çözüldü. Her şey çok basitmiş meğer: Sadece bir torpil. Evren ile sıkı fıkı olmanın, imtiyaz kazanmanın yol rehberi bir kitap olarak dünyaya indi: EVRENDEN TORPİLİM VAR.

27 Aralık 2013 Cuma

Beklemede..


Galiba korkuyorum, kaç zamandır içimdeki boşluğu tanımlamaya çalışıyorum ama uygun kelimeyi bulmakta zorlanıyorum. Hayal etmekten korkuyorum en başta. Kendimi o kadar incinmiş ve yorgun hissediyorum ki hayal etmek bile istemiyorum. Defalarca pes etmeden denedim, sabırlı olmayı zorla öğrendim, her hayal kırıklığında gülümseyebilecek ve şükredecek bir şeyler buldum kendimce.. Ama en sonunda içimde öyle bir boşluk oluştu ki korkuyorum.
Endişe etmiyorum, üzülmüyorum ama korkuyorum. Tekrar hayal kırıklığı yaşamamak için hayal etmiyorum, dua bile etmiyorum. Öyle bir bıraktım ki her şeyi akışına sonumu göremiyorum. Sadece bekliyorum.


2 Aralık 2013 Pazartesi

Uçurtmanın Özgürlüğü

Bir uçurtma kadar "özgür" olmak istiyorum,ince bir bir iple birine bağlı olup,onun ellerinde gökyüzünde yaşamak.
Ne o kısıtlamalı beni ne de ben onu..
Beni ben yapan şeyler değişmemeli..
Ayrı ayrı hayatların tek hayatta birleşmesinin sırrını çözmeliyiz.
Hem ayrı hem bir olmalıyız.

25 Temmuz 2013 Perşembe

Her Şey Yolunda

"Pes etme dedi",içinde kalan son umut parçası,küçücük bir kırıntı.Hayal kırıklıklarından ve tüm yaşayamadıklarından karanlığa dönse de yüreğin pes etme.Çünkü asıl başarı pes etmedikten sonra elde edilendir.Tüm engellere,tüm zorluklara karşı bir direniş..

Düşünme dünü,yarını.Madem ki gün bu gün; geçmişteki her şey geçmişte kaldı.Gelecek ise sen istemesen de zaten gelecek."Gün Bu Gün" ve bugününde geçmiş karartılarla gelecek kaygıları olmasın.Her şey yolunda...